Bizim ihracatımızın kilogramı 1,29 dolar ama el alemin bir kilogramı 2 bin dolar.

Her ne kadar iktidar mensupları ve Sayın Bakan bizlere pembe tablo çizse de durum hiç öyle değil değerli arkadaşlar. Günde ortalama 8 kişi intihar ediyor arkadaşlar, ocaklar sönüyor. Bu 8 kişi bazen baba, bazen anne, bazen bir genç, bazen bir kadın ama ölenler insan değerli arkadaşlar. “Bunlar niye ölüyor?” diye sormamız gerekir.

Ekonomik krizi aşmanın birinci yolu, ekonomik krizin olduğunu kabullenmektir, sorunu kabullenmektir. Ben krizle ilgili bazı verileri sizinle paylaşmak isterim. Değerli milletvekilleri, hepinizin malumudur ki işsizlik temmuz ayı verilerine göre yüzde 14, üniversiteyi bitiren her 4 gençten 1’i işsiz ve değerli milletvekilleri, işsizlik rakamlarının tersine -siz öyle düşünüyorsanız eğer- Türkiye’de sadece 100 kişiden 46’sı çalışıyor. İstihdamda olan kişi sayısı da başka bir veri demek. Biz buna karşı ne diyoruz? Diyoruz ki: İş gücü talebinde bir artma oldu, bu yüzden işsizlik artıyor. O zaman vizyonumuzu sorgulamamız lazım. Türkiye’de iş gücü talebi artıyor, genç nüfus artıyor ve siz bunu göremiyor ve kurgulayamıyorsanız, önceden tedbir almıyorsanız vizyonunuzu sorgulamanız gerekir.

Değerli arkadaşlar, her gün şirketler iflas ediyor ama ben size işsizlik rakamlarını verirken işsiz kişilerden daha çok, bir şeyi daha belirtmek isterim: İnsanlar işsiz ama artık Türkiye’de işsiz aileler var, işsiz aileler var değerli arkadaşlar. Bu büyük bir krizdir. Evet, şirketler batıyor, şirketler konkordato ilan ediyor ama artık Türkiye’de sektörler batıyor, sektörler; farkında mısınız? Artık Türkiye’de sektörler batıyor, aileler batıyor, bu ülke batıyor; farkında mısınız değerli arkadaşlar, farkında mısınız? Durum budur, batırdığınız şey bir ülkedir; yok olan o şirketlerle beraber sadece markalar değil, bu ülkedir; bunu sizinle de paylaşmak isterim.

“Ekonomi şaha kalkacak.” dediniz, kendinizi şah sandınız değerli arkadaşlar. Muhalefete parmak sallayan bir anlayışla bunu çözemeyiz. Değerli arkadaşlar, yapmamız gereken iş: Sorunu kabul edip bütün katılımcılarla; işverenler, işçiler, muhalefet partileri; hep beraber çözümün reçetesini oluşturmaya katılımcı bir anlayışla hazır olmanız gerekir, buna hazır olmanız gerekir. Şuradan başlamanız gerekir: Rantçı ekonomi anlayışı yerine üretimi öne alan ve üretim yapımızı değiştiren bir anlayışı ve bir bütçe anlayışını ortaya koymanız lazım.

Değerli arkadaşlar, bizim ihracatımızın kilogramı 1,29 dolar ama değerli arkadaşlar, el alemin telefonunun bir kilogramı 2 bin dolar. İşte değiştirmemiz gereken yapı bu. Bu ekonomik yapıyı, bu üretim yapısını değiştirmeden beraber çözemeyiz.

Sizler her ne kadar biz “Ekonomik kriz var.” deyince “2+2, 5 eder.” deseniz de “2×2, 3 eder.” deseniz de ekonomik kriz gerçekliği şudur: 2×2, 4’tür ve bunun gibi gerçek bir ekonomik kriz vardır. Siz her ne kadar ekmek elden su gölden bir saray anlayışını savunsanız da gün gelir değerli arkadaşlar, eloğlu ekmeğinizi de elinizden alır, o suları da kurutur. O yüzden bir an önce çağrımıza kulak verin, hep beraber bir seferberlik ilan edelim. Ama bu seferberlik sarayı kurtarma seferberliği değil ülkeyi ve vatandaşı kurtarma seferberliği olsun diyorum.


ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s