Mitolojik devirlerde Theseus adında bir kral yaşarmış. Bu kralın da bir savaş gemisi varmış ve bu gemi ile sayısız savaş kazanmış. Gemisi, “Theseus’un Gemisi” diye nam salmış. Kendisine uğur getirdiği ve anısı olduğu için de Kral gemisine gözü gibi bakarmış.
Tabi bunca savaş sonunda oluşan yıpranma, zamanla daha sağlam veya daha kullanışlı veya estetik parçaların yapılması nedeniyle de gemisinin beğenmediği parçalarını adamlarına yenisi ile değiştirtirmiş. Adamları, “Bu deli yarın kalkar beğenmez eskisini takın der” diye de değiştirilen parçaları atmayıp bir kenarda bekletirlermiş.
Gel zaman git zaman bir gün bizim kral bu birikmiş parçalara bakarken; “Yahu bunlardan bir gemi daha çıkar” diye düşünmüş. Komutanını çağırıp, topla adamları bu parçalardan bir gemi daha yapsınlar demiş.
Komutan adamları toplamış ve istif edilmiş bu parçalardan yeni bir gemi yapmışlar yapmasına da; suya indirilecek olan yaptıkları bu geminin mi eski gemi yoksa şu an suda olan geminin mi eski gemi olduğunu anlayamamışlar.
- Hangi gemi Theseus’un gemisi?
- Hangi gemi Theseus’un yeni gemisi?
- Hangi gemi Thesus’un meşhur gemisi olarak gelecekte anılacak?
Yukarıdaki soruları Gestalt Kuramı’ndan hareketle cevaplayanlar vardır. Gestalt Kuramı; ““bütün”, parçaların toplamından daha fazladır.”, der.
Başkasının zihni bana nakledilse ben “ben” olmam. O halde ben zihinden mi ibaretim. Ya ben varken zihnim başkasına nakledilse hangisi ben olurum?